Uluslararası Gaz Birliği raporuna göre, yapay zeka ve bulut bilişim talebiyle veri merkezlerinin elektrik ihtiyacı 5 yılda 4 katına çıktı. 2030’da tüketimin küresel talebin %4’üne ulaşması bekleniyor.
Uluslararası Gaz Birliğinin (IGU) Küresel Gaz Raporu’na göre, yapay zeka, bulut bilişim ve yüksek performanslı bilgi işlem uygulamalarının yaygınlaşmasıyla veri merkezlerinin elektrik ihtiyacı son 5 yılda yaklaşık 4 katına çıktı. Veri merkezlerinin elektrik tüketimi, 2020’de 145 teravatsaat iken 2025’te 557 teravatsaate ulaştı.
Bu artış, küresel elektrik talebindeki büyümede önemli bir paya sahip olan veri merkezlerinin, 2025 itibarıyla küresel elektrik talebinin yaklaşık yüzde 1,9’unu oluşturmasına neden oldu. IGU’nun temkinli senaryosuna göre, 2030’da veri merkezlerinin elektrik tüketiminin 1372 teravatsaate ulaşması ve küresel elektrik talebinin yaklaşık yüzde 4’ünü oluşturması bekleniyor.
Küresel veri merkezlerinin kurulu elektrik kapasitesi 2025 sonunda yaklaşık 7 bin tesiste 141 gigavata ulaştı. Yeni veri merkezlerinin büyük çoğunluğu 100 megavat ile 1 gigavat arasında elektrik kapasitesine ihtiyaç duyuyor. İnşa halindeki, planlanan ve açıklanan projelerle 2030’a kadar kapasitenin 500 gigavatı aşması öngörülüyor. Bu kapasitenin yaklaşık yüzde 64’ünün yapay zeka uygulamalarına yönelik olacağı tahmin ediliyor.
Büyük ölçekli veri merkezi kampüsleri, güvenilir elektrik arzı, iletim sistemine erişim ve uzun vadeli enerji tedarikine büyük önem veriyor. Bu durum, enerji planlaması ve şebeke altyapısı yatırımlarında yeni stratejiler gerektiriyor.
Veri merkezlerinin elektrik ihtiyacındaki hızlı artış, yatırım tamamlama süresi ile yeni şebeke altyapısının devreye alınma süresi arasındaki farkı belirginleştiriyor. Veri merkezleri genellikle 1 ila 3 yılda inşa edilirken, yeni elektrik şebekesi altyapısının planlanması ve tamamlanması 5 ila 15 yıl sürebiliyor. Bu zaman farkı, elektriğe erişimde kısıtlar oluşturuyor.
Bu nedenle işletmeciler, elektrik talebini güvence altına almak için yerinde üretim ve hibrit çözümlere yöneliyor. Özellikle doğal gaz türbinleri, sayaç arkası üretimde öne çıkan seçenekler arasında yer alıyor. Sayaç arkası üretim, enerjinin tüketici mülkünde üretilmesini sağlıyor.
ABD, küresel veri merkezi kapasitesinin yüzde 40’ından fazlasına ev sahipliği yapıyor ve 2030’a kadar en büyük kapasite artışının bu ülkede gerçekleşmesi bekleniyor. ABD’de şebeke bağlantı kuyruklarında bekleme süresi ortalama 4 yılı buluyor. Ülkede veri merkezlerine hizmet verecek sayaç arkası elektrik üretim kapasitesinin yaklaşık yüzde 80’ini doğal gaz bazlı teknolojiler oluşturuyor.
Avrupa’da veri merkezi kapasitesinin 2025’teki 19 gigavattan 2030’da 36 gigavata yükselmesi öngörülüyor. Frankfurt, Londra, Amsterdam, Paris ve Dublin gibi merkezlerde yaşanan sıkılaşma, yatırımların İskandinav ülkeleri ve İspanya gibi daha uygun pazarlara kaymasına neden oluyor. Singapur’da ise veri merkezlerinin 2030’a kadar ülkenin toplam elektrik talebinin yüzde 15’ine ulaşabileceği tahmin ediliyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]